REİKİNİN BEŞ PRENSİBİ

Beş reiki prensibi orjinal olarak Japonya'nın Meiji imparatoru tarafından tüm insanların huzurlu ve sağlıklı bir yaşama sahip olmaları için saklanarak benimsenmiştir. Günlük hayatımızda da ihtiyaç duyduğumuz bu beş öğüt hayatınızı kolaylaştırmak, sizi stresten uzaklaştırmak için uygulanmalıdır. 

1) BUGÜN ÖFKELENME;

Öfke çoğunlukla önüne geçilemeyen ve bastırılamadığında önemli sorunlara yol açabilen bir duygudur. Günlük yaşantımızda sakin olmakta zorlandığımız birçok şey yaşıyoruz. Haksızlıklar, saygısızlık, nefret gibi... Öfkelendiğinizde yapılması gereken en mantıklı yöntem onu kabullenmek ve sürmesine izin vermektir. İyi duygularınızda öfkenizi dizginlediğinizde sakinleştiğinizi göreceksiniz. 
 
2)BUGÜN ENDİŞELENME;
 
Ben şimdi ne yapacağım?Aldığım karar doğru mu?İstediğim ünüversitede eğitim alabilecek miyim?Evliliğim bana mutluluk getirecek mi? Bunlar gibi birçok soru içimizi kemirir durur. Olayların dilediğimizden farklı sonuçlanma ihtimali bizi endişelendirir. Endişe hem ruh hem de beden sağlığımızı en çok etkileyen problemlerden biridir. 

3)BUGÜN MÜTEŞEKKİR OL;
 
Hayattaki yerimizi kaybettiğimizi sandığımız zamanlar olur. Kendimizi değersiz, işe yaramaz biri gibi görürüz. Ancak kendimizi sevmek kıymetimizi bilmek yeniden ayağa kalkmamızın anahtarıdır. Bununla ilgili güzel bir öyküyü paylaşmak istiyorum; Şehrin dışındaki küçük bir köyde ,çok güzel bir atı olan bir adam yaşarmış. Çok fakir olmasına rağmen atını satmak için gelen teklifleri hep geri çevirirmiş , çünkü atı ona arkadaş gibiymiş . Diğer köylüler onun garip ve aptal olduğunu düşünürlermiş çünkü fakirliğine atı satarak son verebilirmiş. Birgün atın ahırı boş bulunmuş. Köylüler onun çalındığını yaşlı adam atı ilk seferinde satsaydı daha iyi olurdu diye düşünmüler. Yaşlı adam tek soruşturulabilecek gerçeğin atın ahırdan yokolması olduğunu söylemiş ve diğerlerinden durumu yargılamamalarını istemiş. Bir süre sonra , at beraberinde bir düzine atla birlikte geri dönmüş.Köylüler bu sefer adama gerçek bir servetin geldiğini düşünmüşler ama yaşlı adam onlara tekrar sadece gerçeklere bakmalarını ve küçük bir parça gerçekliği ,bütünü bilmeden yargılamamalarını söylemiş.Yaşlı adamın küçük oğlu hemen vahşi atları eğitmeye başlamış. Birgün düşmüş ve bacaklarını kırmış. Köylüler yine bunun bir felaket olduğunu düşünmüşler çünkü çocuk yalnızca babasının yardımına sahipmiş. Ama yaşlı adam yine de yargılamayan bakış açısını terketmemiş. Kısa bir süre sonra komşu krallıkla bir savaş çıkmış ve bütün gençler savaşa çağırılmış. Sakat oğlu hariç...Öykü böylece sonsuza dek devam eder. Peşin hükümlü olursak güzellikleri gözden kaçırabiliriz.

4)BUGÜN ÇOK ÇALIŞ(MEDİTATİF EGZERSİZLER);

Çok çalışma prensibi iş yapmayı kastetmiyor. Kendimiz üzerine çalışma, meditasyon, içselliğimizi keşfetmemize yardımcı olan adımları kapsıyor. Başka işlere ayırdığımız zamanımızı ''iyileşmek'' için kendimize ayırmamız gerektiğini söylüyor. Günlük yaşamın karmaşasında ruhumuzun ihtiyaçlarına cevap vermeyi ihmal edebiliyoruz. Bu prensip bize özdeğerimize sahip çıkıp kendimizi geliştirmemizi hatırlatıyor. Meditasyon yaptıktan sonra fark edeceğiz ki huzurlu olmak bizim için en önemli koruyucudur.

5)BUGÜN DİĞERLERİNE NAZİK OL;
 
Sürtüşmeler, kavgalar, kaba insanların tavırları maalesef hemen hergün karşılaştığımız tatsızlıklar arasında. Kuyrukta önümüze geçenler, sesini yükseltenler ve çok daha fazlası... Kısaca kalp kırmanın yolu çok. İnsanın ancak sevgiyle yaklaşarak çözebileceği bu sorunları aşmak için nazik olmamız gerekiyor. Etrafa sevgi dolu bir kalple bakıp tüm canlılara şefkatle yaklaşırsak dünya harikulade bir yere dönüşecektir. Bu değişimin parçası hatta başlangıcı olmak paha bilçemez bir mutluluk.